Dünya Enerji Konseyi (WEC) Hidrojen Enerjisi Grubu Başkanı Prof. Dr. Nejat Veziroğlu’nun 2-3 Haziran 2007 tarihlerinde Çankaya Üniversitesi’nde yapılan Hidrojen Enerjisi Eğitim Programı 2’de yaptığı konuşma:

Sayın Baylar, Bayanlar,
Çankaya Üniversitesi’nin organize etmiş olduğu Hidrojen Enerjisi 2. Eğitim Programı’na hoşgeldiniz. İlk önce bu mühim eğitim programına ev sahipliği yaptıkları için, organize ettikleri için Üniversitemizin Rektörü Sayın Ziya Burhanettin Güvenç Bey’e, Üniversite’nin idareci ve hocalarına hem teşekkür eder, hem de tebrik ederim.

Hidrojen enerjisi nedir? Bunun ne olduğunu anlamak için bugün dünyamızın karşılaştığı enerji problemlerine ve enerjiden meydana gelen çevre problemlerine bir bakalım. Ekonominin lokomotifi enerjidir. Bugün dünyada, gerekli enerjinin yüzde 80’i fosil yakıtlar tarafından karşılanmaktadır; yani kömür, petrol, doğalgaz karşılıyor enerjimizin çoğunu; fakat bunlar tükeniyorlar.

1860 yılında Endüstriyel Devrim başladığı zaman fosil yakıtlar kullanmaya başladık. İlk önce kömür, daha sonra petrol, daha sonra doğalgaz kullanmaya başladık; fakat dünyanın büyüklüğü sınırlıdır. Dünyanın içindeki kaynaklar da sınırlıdır. Dolayısıyla, kömür de, petrol de, doğalgaz da sınırlı miktarda mevcuttur ve bunlar gittikçe artan hızla kullanılmaktadır. Bunların ömürleri sona yaklaşmıştır.

Petrol ve doğalgaz şirketlerinin yaptığı hesaplara göre önümüzdeki 15 yıl içinde petrol ve doğalgaz üretimi zirveye erişecek ve ondan sonra düşüşe geçecektir. 1860 yılında kullanmaya başladığımız fosil yakıtların çoğu, 2060 yılına kadar tükenmiş olacaktır. Tabi bir miktar daha petrol, doğalgaz, kömür de kalacaktır; fakat bunların çıkarılması gittikçe zorlaşacaktır, daha derinlere sondaj yapılması gerekecektir; yani ekonomik olarak çıkarılması zorlaşacaktır. Aşağı yukarı 200 yıl içinde, 1860’dan 2060’a kadar fosil yakıtların çoğu, kullananılabilir olanlar, bilhassa petrol ve doğalgazın çoğu tükenmiş olacaktır.

Bunların diğer bir problemi var. Burada, fosil yakıt kullanmını çevreye zarar veriyor. Nasıl? Şehirlerde hava kirliliği veriyor. Egzozlardan çıkan gazlarda zehirli gazlar var. Hayata zarar veren, hatta kanser yapan, kansorejen maddeleri var. Asit yağmurları meydana getiriyorlar, küresel ısınmayı meydana getiryorlar, iklim değişikliğini meydana getiriyorlar. Ozon tabakası deliniyor; yani çevreye büyük zarar veriyor fosil yakıtların kullanılması.

Yapılan hesaplara göre bir yılda dünyaya verilen zarar beş trilyon doları buluyor. Bunda Türkiye’nin payı da yılda 50 milyar dolar. Hem fosil yakıtların tükenmesinin, hem çevreye verdikleri zararların kalıcı çözümü, hidrojen enerjisi sistemi oluyor.

Bu nedir?

Hidrojeni, herhangi bir enerji kaynağı kullanarak üreteceğiz; çünkü fosil yakıtlar tükenince doğal bir yakıt kalmıyor, ekonomi için de bir yakıta ihtiyaç var. Tıpkı petrol gibi, doğalgaz gibi bir yakıta ihtiyaç var. Doğal bir yakıt olmayınca bunu yapay olarak üretmemiz gerekecek. Yapay yakıtlar içinde ise en randımanlısı, en temizi, çevreye hiç zarar vermeyen, en ekonomik olan hidrojen. Onun için fosil yakıtlar tükenirken, onların yerini almak üzere hidrojen üreteceğiz.
Hidrojen yapay bir yakıttır, sentetik bir yakıttır. Bunu üretmek için birincil yakıtlara ya da birincil enerji kaynaklarına ihtiyaç vardır. Bu, birincil enerji kaynakları nedir? Güneş enerjisi olabilir, su enerjisi olabilir, rüzgar enerjisi, jeotermal enerji, nükleer enerji, hatta ve hatta kömür, linyit de kullanıp hidrojen üretebiliriz.

Üretilen hidrojen gazı çevreye hiç zarar vermiyor. Hidrojenle, egzozlardan sadece su ya da su buharı çıkacak. Şehirlerde hava kirlenmesi olmayacak, asit yağmurları olmayacak, küresel ısınma tersine dönecek, dünyanın ısısı normale dönecek, iklim değişikliği olmayacak; yani bugün dünyaya yılda verilen beş trilyon dolarlık zarar ortadan kalkacak; hatta petrol harpleri de ortadan kalkacak.

Niçin?

Çünkü, her memleket, kendi ekonomisi için ihtiyacı olduğu yakıtı, kendi enerji kaynaklarıyla üretecek ve başka memleketlerden enerji alımına ihtiyaç kalmayacak; yani dünyayı cennete çevirecek, hidrojen enerji sistemi. Peki bu enerji sistemi ne kadar sürecek? Bu enerji sistemi, birincil enerji kaynakları olduğu sürece hidrojen enerjisi sistemi devam edecek. Mesela; güneş, rüzgar, su enerjileri beş milyar yıl ihtiyacımızı karşılayabilecek. Dolayısıyla, hidrojen enerjisi beş milyar yıl ihtiyacımızı karşılayacak. Güneş oldukça hidrojen üretebileceğiz ve aynı zamanda da bütün çevre problemleri ortadan kalkmış olacak. Dünya bir cennete dönecek, gürültü de ortadan kalkacak. Artık buna “hidrojen medeniyeti” denmeye başlandı.

Peki, bu kursta neler öğreneceğiz? Kursta, hidrojenin nitelikleri nelerdir, yapay bir yakıt olan hidrojen nasıl ve nelerden üretilecek, hidrojen nasıl depolanacak? Memeleket için, şehirler için, araçlar için, gereçler için nasıl depolayacağız? Hidrojeni nasıl dağıtacağız? Ondan sonra hidrojen taşıtlarda, uçaklarda, otomobilerde, gemilerde, denizaltılarında nasıl kullanılacak? Hidrojen evlerde, mutfaklarda nasıl kullanılacak? Üzerinde nasıl yemek pişereceğiz? Ocaklarda, fırınlarda nasıl kullanacağız? Fabrikalarda hidrojen nasıl kullanılacak? Elektrik santrallerinde elektriği nasıl üreteceğiz?

Bütün bunlar öğretilecek uzmanlar tarafından. Sizler de liselerinizin kimya ve fizik öğretmenleri olarak, bu bilgileri uzmanlardan aldıktan sonra, kendi liselerinize döneceksiniz ve gençlerimize bunları öğreteceksiniz. Hidrojen enerjisine geçmeye, hidrojen enerjisinin ne olduğunu, nasıl çalışacağını niye gençlerimize öğretmeye gerek var? Çünkü, hidrojen enerjisine geçiş, 30, 40, 50 yıl sürecek, bir gecede olmayacak ve bu geçişi sağlayacak olanlar, bugün ilkokullarda, liselerde olan gençlerimizdir. Bunlar, mühendis olacak, bilim adamı olacak, iş adamı olacak, hukukçu olacak. Bütün bunlara, hidrojen enerjisi sisteminde ihtiyaç olacak ve bunlar Türkiye’yi hidrojen enerjisine geçirecekler.

Hidrojen enerjisi ayrıca Türkiye için bir avantaj olacak; çünkü bu şekilde Türkiye, katma değeri yüksek araçlar, gereçler, ürünler üretecektir. Katma değeri yüksek ürünleri dışarıdan almaya luzüm olmayacak, Türkiye bunları kendi üretecek; hatta bir kısmını da ihraç edecek; yani katma değeri yüksek ürünlerin hem ithali azalacak, hem ihracatı artacak. Bu suretle Türkiye’nin geliri artacak ve Büyük Atatürk’ün öngördüğü çağdaş uygarlığı yakalamamız mümkün olacaktır. Bütün bunları yapacaklar, daha evvel söylediğim gibi ilkokullarımızda, liselerimizde olan gençlerimizdir.

Siz öğretmenlere, fizik ve kimya öğretmenlerine büyük bir vazife düşüyor. Siz bu bilgileri onlara vereceksiniz, onlar da Türkiye’nin hidrojen enerjisine geçmesine ve aynı zamanda çağdaş uygarlığı yakalamasına sebep olacaklar. Bu çok mühim bir vatani vazifedir. Hepinize bu vazifede başarılar diliyorum. Başarılı bir eğitim dilerim hepinize. Teşekkürler...

| geri |